Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde matematik müfredatının temel amacı, öğrencileri formül ezberleme yükünden kurtarıp matematiğin mantığını kavratmaktır. Eski sistemdeki “çok konu, yüzeysel öğrenme” anlayışı yerine, daha az konunun derinlemesine öğrenildiği bir yaklaşım benimsenmiştir. Bu model, öğrencilerin sadece sınavlarda soru çözen değil, matematiği bir düşünme biçimi olarak hayatlarının her alanında kullanabilen, neden-sonuç ilişkisi kurabilen ve analitik düşünebilen bireyler olmalarını hedeflemektedir.

Bu hedefe ulaşmak için müfredattaki konu yoğunluğu sadeleştirilmiş ve öğrencilerin konuları sindirerek öğrenmesine zaman tanınmıştır. Dersler artık sadece soyut sayılarla değil, gerçek hayat problemleriyle, teknolojiyle (algoritmik düşünme) ve diğer derslerle ilişkilendirilerek işlenecektir. Böylece öğrencilerin “Bu matematik gerçek hayatta ne işime yarayacak?” sorusuna somut cevaplar bulmaları ve matematiği korkulan bir ders olmaktan çıkarıp, severek keşfettikleri bir alan haline getirmeleri amaçlanmaktadır.